Ankara’da okumadıysanız bile ‘’Ankara’da ya okunur ya da aşık olunur’’ cümlesini mutlaka duymuşsunuzdur. Giriş kısmında yazıyı şahsi bir alandan ele alıyor ve bu şehirde okumuş birisi olarak hem Ankara hem de kampüs üniversitesi güzellemesi yapmak için izin istiyorum.
Kampüs üniversitesinde okumanın avantaj ve dezavantajlarını içeren objektif bir liste arıyor olabilirsiniz. Fakat kampüs üniversiteleri en çok da ait olmak ile ilgili. Dolayısıyla duygularla ilgili. 2022 yılında mezun olduğum Hacettepe Üniversitesi’ne ben dahil tüm arkadaşlarım hala büyük bir bağlılık içinde. Bu sebeple listemizin ilk sırasında buna değiniyoruz.

Ait Olmak
Kampüs üniversitesi nedir ve neden ona bağlı hissedelim? Kampüs, büyük bir yerleşke içerisinde sadece eğitiminizi değil tüm yaşam faaliyetlerinizi karşılayabildiğiniz bir yer. Özellikle yurtlarında kalıyorsanız, eviniz gibi hissettirmemesi imkansızdır.
Kampüse dışarıdan geliyorsanız, her girişinizde ya vize/finallerden ya da öğrenci olmanın o dönemde müthiş zor gelmesinden kaynaklı of çekseniz de isteyerek oraya çekildiğinizi bilirsiniz. Bu istisnasız herkes için aynı anlamda gerçekleşecek bir şey değil. Gittiğiniz şehri, okulu ya da bölümü sevmeyebilirsiniz. Fakat kampüs üniversitesi size biraz da büyüdüğünüzü hissettirir, yeni bir yaşam alanı açar.
Topluluk Hissi
Kampüs üniversitelerinin en güzel yanı tek bir bina ya da dersliklerden ibaret olmaması -bizce. Sınavlar için sabahladığınız kütüphaneler, yayılabileceğiniz çimenler, dersten önce çay kahve alabileceğiniz kantinler hatta ring sırası beklediğiniz otobüs durakları bir sosyalleşme alanına dönüşür. Nihayetinde herkes aynı okulun öğrencisidir. Her köşede yeni biriyle tanışabilir, bir kulüp sayesinde hiç düşünmediğiniz bir alana ilgi duymaya başlayabilirsiniz.

Yerleşke Konforu
Kampüs üniversiteleri genellikle geniş alanlara yayıldığı için yeşil alanlar, yürüyüş yolları, spor salonları, kültür merkezleri, amfi tiyatrolar ve stadyumlar gibi birçok olanak sunar. Kampüste bulunmak stres dengeleyici bir özellik de taşır.
Akademik ve Kültürel Etkinliklere Erişim
Kampüs üniversiteleri genelde köklü ve akademik başarısıyla ünlü okulları işaret ediyor. Bu sebeple büyük konferans salonları, tiyatro sahneleri, kültür merkezleri, yüzme havuzu gibi avantajlara sahiptir. Düzenlenen her türlü etkinlik de üniversitenin ismiyle doğru orantılı olarak kaliteye sahip oluyor. Entelektüel atmosfer içerisinde yetişebilirsiniz.

Bağımsızlık ve Bireyselleşme
Kampüsün bir yandan güvenli bir alan sunduğu ne kadar doğru olsa da kendi ayaklarınızın üzerinde durmayı çok iyi öğrendiğiniz de bir yer aslında. Aile evinden uzak olmak, kendi zamanını yönetmek, ders programlarını ayarlamak -ders seçimi zamanlarını hatırlamak istemeyiz, yurtta sabah kahvaltısını kaçırmak… Bütün bunlar şekillenmenizi en derinden sağlıyor. Kampüs üniversiteleri, ‘’ben orada büyüdüm’’ diyebileceğiniz yerlerden.
Aşık Olursunuz
Ya ilk görüşte aşık olursunuz ya arkadaşlıktan doğan aşkı tadarsınız, ama bir şekilde aşık olursunuz. İlk gençlik aşkınızı yaşarsınız ve çoğu zaman fark etmeden bir hikâyenin içindesinizdir zaten. Kampüs aşkları, unutulmaz diye bir kural yok. Ama unutması en zor olanlar genelde buradan çıkar. Bu yüzden denir ki, ‘’Ankara’da ya okunur ya aşık olunur’’. İkisini de tatmanız dileğiyle.




















